Yerli ceviz, ithal cevize karşı "çetin" bir savaş veriyor!
- Ceviz Üreticileri Derneği
- 14 Mar
- 4 dakikada okunur
24 Saat Gazetesi Haberimiz
Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar
Yayın tarihi: 13.03.2025
Türkiye, ana vatanı Anadolu olan cevizi artık daha pahalıya yiyor. Halk pazarlarında bile fiyatı 200 lirayı aşan yerli ceviz, ABD hatta Çin'den gelen ceviz karşısında rekabet etmek durumunda. Peki yerli ceviz, neredeyse 6 bin km uzaktan gelen Çin cevizinden neden pahalı? Yerli cevizin ithal ceviz yerli-ceviz-ithal-cevize-karşı-çetin-bir-savaş-veriyoryerli-ceviz-ithal-cevize-karşı-çetin-bir-savaş-veriyorkarşısında avantajları neler? Ceviz Üreticileri Derneği Başkanı Ömer Ergüder 24 Saat'e konuştu.

Arkeolojik araştırmalara göre ceviz 3 bin yıldır Anadolu mutfak kültürünün önemli yapı taşlarından birisi. Sadece yemiş olarak değil aynı zamanda kabuklarından, dallarından, kütüklerinden hatta yapraklarından yararlanılıyor.
Türkiye kişi başı yıllık ortalama 3,3 kg tüketim ile uzun yıllardır dünyanın en büyük ceviz pazarını da oluşturuyor. Fakat cevizin ana vatanlarından biri olan Türkiye yürütülen tarım politikaları, döviz kurunun artışı ve gümrük vergilerinin düşük olması nedeniyle ithalat artışı gerçeğiyle karşı karşıya.
Bu nedenle Anadolu'da yetişen ceviz Kaliforniya ve Şili'de yetişen ceviz karşısında mücadele veriyor.
Son dönemde ise ABD ve Şili dışında ceviz pazarında yeni bir aktör ortaya çıktı: Çin.
ABD, Şili ve Çin’den ithal edilen cevizler 160 ile 200 lira aralığında satılırken yerli cevizin fiyatı 200 liradan başlıyor, 230 liraya kadar çıkıyor.

2020 yılında Türkiye'deki ceviz üretimini daha verimli hale getirmek için kurulan Ceviz Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ergüder ve derneğin Genel Sekreteri Gökhan Tatarer Türkiye'deki ceviz pazarında yaşanan ithal ceviz gerçeğini ve sektörün sorunlarını 24 Saat’e anlattı.

2024'ün ceviz üreticileri için kolay geçmediğini söyleyen Ceviz Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ergüder, artan maliyetler ve ABD, Şili ve Çin'den ithal edilen cevize düşük gümrük vergisi uygulanmasını gösterdi:
“2024 yılı, Türkiye’deki ceviz üreticisi için oldukça zorlu bir yıl oldu. Ceviz üreticileri iklim değişikliği, kuraklık, düşük verim ve ithalatın etkilerini hissederek zorluklarla karşılaştılar. Özellikle, düşük fiyatlarla yurt dışından ceviz ithalatı yapılması, yerli üreticinin rekabet etmesini zorlaştırdı. Bu durum, tüketici açısından ucuzluk sağlasa da, yerli üreticiyi olumsuz etkiledi. İthalatla mücadele etmek ve iç piyasada daha fazla yerli üretim sağlamak oldukça güçleştirdi.”
Bilgi eksikliği de üretimde düşürüyor
Türkiye’de tüketimin yanında ceviz üretimine de yoğun ilgi olduğunu söyleyen Ergüder, bilinçsiz yatırımların verimli ceviz bahçeleri değil, “hüsran bahçeleri” ortaya çıkardığını ifade etti: “Türkiye'nin ceviz üretiminde hala yüksek tüketim söz konusu olsa da, verim düşüklüğü, yatırımların azalması ve yüksek girdi maliyetleri üreticiyi zorluyor.
Özellikle, ceviz üreticilerinin çoğunun yeterli bilgi, araştırma ve yatırım yapmadığı için verimsizlik yaşanıyor. Endüstriyel ceviz üreticileri, yurt dışındaki güncel gelişmeleri takip edemiyor ve buradaki uygulamaları yerinde görmüyor. Ayrıca ceviz bahçesi alıp verimli işletemeyen hevesliler var. Arazinin eğimi, su kaynağı, toprak yapısı uygun olmadığında ortaya sadece ‘hüsran bahçeleri’ ortaya çıkıyor. Ve ceviz yetiştirmesi sabır isteyen bir ağaç, ilk 3-4 yıl ürün vermiyor. Arzu ettiğimiz kadar çok bahçe yok. Bu durum, Türkiye’nin ceviz üretiminin ve ihracatının azalmasına yol açıyor.”
“Üretim artışında potansiyel var”
Türkiye’de dünya ülkelerinden farklı olarak kuruyemişe olan ilginin yoğun olduğunu söyleyen Ergüder, “Tüketimimizin üçte ikisini ithalattan karşılıyoruz. Ülke çapında 7 bini aşkın kuruyemiş dükkânı var. Bunun yanında manav ve marketlerde de kuruyemiş satılıyor.
Talebin yoğun olduğunu gösteren bu durum üreticinin geleceği için de bir avantaj. Bir sistem oluşturularak tüketimde ithal ürün payını azaltabiliriz. Aynı zamanda taze ürün sağlayabilmemiz de en büyük silahımız. Çünkü damak tadına önem veren müşteri için taze ceviz büyük önem taşıyor” dedi.
Tatlı sektörü ithal cevize yöneldi
Cevizin en çok tatlı üretiminde kullanıldığını kaydeden Ergüder, “Türkiye’de günde 1200 ton baklava üretiliyor. Yüzde 70’i fıstıklı, yüzde 30’u cevizli. Bu oran bile ceviz için başlı başına bir sektör oluşturuyor. Fakat son iki yılda baklavacılar Şili ve Çin cevizi kullanımını artırdı” dedi.
İthalat lobisinin baskıları sonucu ceviz ithalatının önemli ölçüde kolaylaştığını söyleyen Ergüder, 10 yıldan bugüne gümrük vergilerindeki düşüşün yerli üreticiyi zor bırakan faktörlerin başında olduğunu belirtti: “10 yıl önce ceviz için yüzde 43,2 gümrük vergisi uygulanıyordu. Bu da yatırımcıları heveslendirmişti. Zaman içinde ithalat lobisinin de baskısı ile yüzde 4’e kadar düştü. Dernek bünyesinde 2 yıldır verdiğimiz çabalar sonucu gümrük vergilerinin yüzde 15’e çıkarılmasını sağlayabildik.”

“İthal ve yerli cevizde tat farkı bulunuyor”
Peki ithal ceviz ve yerli ceviz arasındaki farklılıklar neler? Ceviz Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Gökhan Tatarer şu sözlerle anlattı: “Türkiye’de organize bahçeleri olan üretici yılın her günü ürünleri denetlemek için ziraat mühendisini hazır bulundurur. Ceviz hasat edildikten 24 saat sonra yeşil kabuklarından ayrıştırılması gerekir ki bakteri oluşmasın. Kurutma aşamasında bahçe sahibi üreticiler otomasyon makineleri ile yaparken küçük üretici güneşte kurutuyor. Ve ortaya büyük bir lezzet farkı çıkıyor. Çünkü güneşte kurutulan cevizde yağ oranı düşüyor. Benzer durum ithal ceviz için de geçerli. Örneğin ABD’de üretilen cevizler profesyonel otomasyon makinelerinde işlenirken kıtalar arası gönderileceği için kurutma işlemine daha çok maruz kalıyor. Ve cevizlerde böceklenmenin önüne geçmek için kimyasal yöntemlerle fumigasyon dediğimiz bir işleme maruz bırakılıyor. Bu durum hem cevizin doğallığına hem de ceviz kabuğu ve iç cevizdeki faydalı bakteri dengesine zarar veriyor. Bu durum cevizin doğrudan lezzetini olumsuz etkiliyor. Türkiye’de ise ceviz tarımı birçoğunda daha önce konvansiyonel tarım yapılmamış, aşırı kimyasal ilaç ve gübre uygulanmamış topraklarda kurulu ceviz çiftliklerinde yetiştiriliyor.”
“İthal cevizde gümrük denetimi yok”
İthal edilen cevizdeki kimyasal işlemin ne kadar miktarda uygulandığının tespit edilemediğini söyleyen Tatarer, “Maalesef bunun tespiti için gümrük kapılarımızda laboratuvarlar yok. Bu durumda tamamen ithalatçı firmanın denetimine ve insafına kalmış olunuyor. Denetimleri sağlayacak laboratuvarlar için bakanlıkla da görüşmeler yapıyoruz” dedi.
2025 yılı için umut var
Ergüder 2025 yılı tahminlerini ise şu şekilde anlattı: “2025 içinse, sektörün daha fazla zorlukla karşılaşması bekleniyor. Yüksek faiz oranları ve ekonomik belirsizlikler, yeni yatırımların önünde engel oluşturuyor. Ancak, ceviz tüketimi hala yüksek olduğu için, sektörün tamamen umutsuz olduğu söylenemez. Eğer yerli üreticiler daha verimli üretim yöntemleri benimseyip, yüksek kaliteli ceviz üretimi yapabilirlerse, 2025 yılı için umutlu bir gelişim yaşanabilir.”
Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar
Comments